YAZARLAR
06 Haziran 2013, Perşembe
Güneş, otomobilin camından yüzünüze yakmayan bir ılıklıkla size yansır. Bir de camı açtığınızda hafif hafif yüzünüze vuran rüzgar var. İstanbul'da artık böyle bir his yaşayabileceğiniz bir yol pek yok. Ya çok erken yola koyulacaksınız ya da her yeri merkez olan şehrin biraz daha köşelerine doğru yol alacaksınız. Sakin sakin ilerlediğinizde manevi olarak huzur bulurken bir de aracınızı zorlamadığınız için paranız boşa gitmeyeceği için maddi yönden de huzur sizi bulacak. Siz de, gelecek haftalarda test sayfalarımızda okuyacağınız, 2.5 tonluk bir devin direksiyonundayken 50 km'lik rotayı 7.7 lt/100 km ile aldığımda yaşadığım mutluluğu sakin sürüş tarzıyla yaşayabilirsiniz.
YAKIT EKONOMİSİ ÇABA İSTİYOR
Çok yoğun trafikte ilerlemek zorunda kaldığınızda keyifli bir sürüşten vazgeçip, en azından boşu boşuna yakıt tüketmek istememeniz çok doğal. Bunun için otomobilinizin bakımlarını ihmal etmemeniz gerektiğini biliyorsunuz. Bir de kullandığınız otomobilinize kulak verip onu zorlamadan, gaz pedalına karşı da çok hassas davrandığınızda geriye bir tek şehir içi hız sınırlarına uymaya gayret etmeniz kalıyor. Biliyorum hız limitleri artık çok yetersiz hissettiriyor. Otomobiller hızlandıkça güvenlik donanımları da arttı. Artık daha kısa fren mesafesi sunabiliyorlar. İnsanların günlük yolculukları daha uzak noktalara taşındı . Daha hızlı gitmeye ihtiyaç duyuyorlar. Ama yapılabilecek bir şey yok. Önce trafik, sonra yollar, sonra da hız sınırları elden geçirilmedikçe, mevcut kurallara uymaya devam edilecek.
Ama sizin bu kurallara uymamanız için elinden geleni yapan sürücüler de var. Hız sınırının 50 km/s olduğu sahil yolunda hiç bu hızda ilerlemeyi deniyor musunuz? Ben her seferinde, ısrarla bu hızda yol almak için uğraşıyorum. Hatta sadece sağ şeritte ilerleyip, kurallara uymadan hızla yola devam etmeyi tercih edenlere engel olmamaya çalışıyorum. Ama son günlerde sağ şeritte ilerlerken bile solumdan, önüme geçen kamyonlarla mücadele etmeye çalıştıkça bu tercihimin tehlikeli olduğu daha net fark ettim.

